|
17 Mayısta Buluşalım
www.dem-ajans.com
Ne de
çabuk geçti 11 ay, Baba Mahzuni’nin hakka yürüyüşünün onbirinci ayı da doldu.
Evet sevgili canlar Büyük üstad Mahzuni babamızın 17 Mayıs 2003 tarihinde vefatının
birinci yılını, tüm demokratik kitle örgütleri ile HacıBektaş’ta saygıyla anmaya
hazırlandığımız şu günlerde, sıkı bir yoğunluk yaşamaktayım. Istanbul, ankara,
Izmir ve daha bir çok illerdeki sivil toplum örgütleri ile temasa geçerek o günü
tarihin altın yaprakları arasında yer alacak şekilde hazırlamak ve her sene geleneksel
olmasını istediğimiz için hummalı bir çalışmadayız. Anadolu
Kültürünün yaşamış son halk filozoflarından ve ozanlık geleneğinin mihenk taşlarından
olan Sevgili Mahzuni babamızı anmak için uğraştığımız şu günlerde sizlerden gelecek
destek de bizi ayrıyeten mutlu edecektir. Bu, bizleri mutlu etmekten ziyade; Anadolu’nun
yiğit insanlarının kültürüne ve onun temsilcilerine sahip çıkmasının en güzel
örneği olacaktır. Öyle bir gün olmasını isterim ki, tüm dünya bu muazzam kişiliğin
bünyesinde barındırıp geliştirdiği yüce kültürü (ALEVI-BEKTAŞI) tanısın ve irdelesin.
Elbette
Alevi-Bektaşi kültürünün sadece bir Mahzuni ile tanınması söz konusu değildir.
Ancak; toplantıların, panellerin, gazetelerin sonuç olarak bir çok argümanın bile
hafızada yer edemediği kültür denilen, yaşama dair tüm veriler; bazen türkülenerek
dillerden dimaklarda daha kalıcı yer etmektedir. Haliyle Mahzuni Şerif’in bu işin
erbabı ve en çalışkan neferlerinden olma özelliğine sahip olduğundan yola çıkarak
Alevi-Bektaşi Kültürünün diğer milletlerce tanınmasını ve incelenmesini dile getirmek
istemiştim. Sevgili
canlar, yurt dışında da yapılacağını duyduğumuz bir çok geceden asıl itibari ile
haberimiz olmadığı gibi bu geceleri tertip eden kişiler, mümtaz kurumlarımızın
adlarını ve bu kurumdaki sorumlu dostlarımızın da adını koz ederek Mahzuni adı
ile kendilerine gelir sağlamaktaymış. Sevgili halkımı bu konuda uyarmak isterim.
Çünkü, Alevi Bektaşi kuruluşlarının hemen tümü en azından nezaketten biz ailesine
danışarak gece düzenlemek istediklerini bildirirler ve bunlar kesinlikle ve kesinlikle
halka açık ücretsiz olmak koşulu ile yapılmaktadır. Zira ücretli olacak konserler
zaten önceden belirlenir ve bu maddi bir konu olduğu için aileyi bağlamaktadır
aynı zamanda. Ama diğer türlü sadece şahısların ceplerine faydalı olmaktadır.
İstanbul
ve Ankara’da başlatmış olduğumuz Aşık Mahzuni Şerif Kültür Derneği çalışmaları
hız kazanmış ve yakın zamanda sonuca gidilecektir. Zaman içinde düzenlemeler ile
bu kültür derneği büyüyecek ve Mahzuni misyonunun bizlerden sonra gelecek olan
nesillere aktarılmak üzere en iyi şekilde yaşatılması amaçlanacaktır. Derneğin
kuruluşunda itibaren oluşturacağımız Mahzuni Şerif Kültür arşivine katkılarınız
bekliyoruz. Taa
en başında da belirttiğim gibi ben, Ali Mahzuni; Aşık Mahzuni Şerif’in hem yol
hem de bel evladı olarak, onun sürmüş olduğu bu yolda, ne bir veilaht ne de ikinci
bir Mahzuni olmak gibi fanatik çıkarlar besyenlerden değilim. Ben onun bir sevdalısı,
bir hizmetkarı ve ona tanrı gibi tapan aşığı olarak ömrüm vefa ettiğince onun
bıraktıklarını, siz canlarıma en iyi şekli ile sunmak ve birgün içimizden mutlaka
çıkacağına inandığım bir Mahzuni’ye zemin hazırlamak yine ömrüm vefa ederse de
gelecek olan bu Mahzuni’nin takipcisi olmayı dilemekteyim yüce pirden. Sizlere
ancak bu pencereden ulaşabiliyorum ve derdimi siz canlarla paylaşmaktanda oldukça
mutlu oluyorum. Bu sebeple sevgili Hatice Eldenize’de ayrıca şükranlarımı sunuyorum
sizlerle beni buluşturduğu için. Baba Mahzuni’nin hakka yürüyüşünden bu yana ilk
defa sizlere içimi döküyorum. Yoksa yazılacak neler neler var ancak önce içimdekileri
bilesiniz istedim sonra yine tellere vurmaya devam edeceğim. Pirimi bedenen yitirdiğim
günden bu yana dost bildiklerim pupa yelken geldiler üstümüze, yalanlar iftiralar
kırıla gitti, ardımdan karalama dolu sözler ve söylediğimi iddia ettikleri asılsız
yalanlar. Mahzuni Şerif’i kimseye yem ettirmememizin faturası bu ise ben bunları
tek başıma ödemekteyim. Sıkıntılarımı yüce mevla biliyor ancak Mahzuni Babanın
himmeti ile bunları da aşacağıma inanıyor ve diyorum ki. „Sen
seni bil kem belasını bulur“ Tüm Canların önünde saygı ile eğiliyorum ve 17 mayıs
2003 te Hacı Bektaşa bekliyorum. alimahzuni@mynet.com
|