Türk Halk Müziği'ne yeni bir soluk getirecek olan
Ali Mahzuni, 3 Temmuz'da Universal - S Müzik etiketiyle
"Deli Kurşun" isimli albümüyle
tüm müzik marketlerde yerini aldı.

Deli Kurşun

Universal - S Müzik



1973 Gaziantep doğumlu olan sanatçı, 20 yaşlarında
bağlama çalmaya başladı.
İçinden geldiği Alevi / Bektaşi geleneğinin de etkisiyle
halk müziği ile çocukluk yıllarından itibaren ilgilendi.

1990'lı yılların ortasından itibaren halk konserleri ve
televizyon programları ile tanınmaya başlayan Ali Mahzuni, çalışmalarında her zaman en büyük desteği
babası Aşık Mahzuni Şerif'ten aldı.

"Deli Kurşun" isimli ilk albümünde kendi bestelerinin yanı sıra
babası Mahzuni Şerif'ten ve Musa Eroğlu'ndan da
besteler alan sanatçının albümündeki düzenlemeler ise
Ahmer Özgül'e ait.

Albümün ilk klibi ise sözü ve müziği kendisine ait olan
"Deli Kurşun" isimli parçasına çeklidi.
Klibin yönetmenliğini yine Universal - S Müzik'in sevilen
pop şarkıcısı Taner üstlendi.
------------------



17 Mayısta Buluşalım

www.dem-ajans.com

Ne de çabuk geçti 11 ay, Baba Mahzuni’nin hakka yürüyüşünün onbirinci ayı da doldu. Evet sevgili canlar Büyük üstad Mahzuni babamızın 17 Mayıs 2003 tarihinde vefatının birinci yılını, tüm demokratik kitle örgütleri ile HacıBektaş’ta saygıyla anmaya hazırlandığımız şu günlerde, sıkı bir yoğunluk yaşamaktayım. Istanbul, ankara, Izmir ve daha bir çok illerdeki sivil toplum örgütleri ile temasa geçerek o günü tarihin altın yaprakları arasında yer alacak şekilde hazırlamak ve her sene geleneksel olmasını istediğimiz için hummalı bir çalışmadayız.

Anadolu Kültürünün yaşamış son halk filozoflarından ve ozanlık geleneğinin mihenk taşlarından olan Sevgili Mahzuni babamızı anmak için uğraştığımız şu günlerde sizlerden gelecek destek de bizi ayrıyeten mutlu edecektir. Bu, bizleri mutlu etmekten ziyade; Anadolu’nun yiğit insanlarının kültürüne ve onun temsilcilerine sahip çıkmasının en güzel örneği olacaktır. Öyle bir gün olmasını isterim ki, tüm dünya bu muazzam kişiliğin bünyesinde barındırıp geliştirdiği yüce kültürü (ALEVI-BEKTAŞI) tanısın ve irdelesin.

Elbette Alevi-Bektaşi kültürünün sadece bir Mahzuni ile tanınması söz konusu değildir. Ancak; toplantıların, panellerin, gazetelerin sonuç olarak bir çok argümanın bile hafızada yer edemediği kültür denilen, yaşama dair tüm veriler; bazen türkülenerek dillerden dimaklarda daha kalıcı yer etmektedir. Haliyle Mahzuni Şerif’in bu işin erbabı ve en çalışkan neferlerinden olma özelliğine sahip olduğundan yola çıkarak Alevi-Bektaşi Kültürünün diğer milletlerce tanınmasını ve incelenmesini dile getirmek istemiştim.

Sevgili canlar, yurt dışında da yapılacağını duyduğumuz bir çok geceden asıl itibari ile haberimiz olmadığı gibi bu geceleri tertip eden kişiler, mümtaz kurumlarımızın adlarını ve bu kurumdaki sorumlu dostlarımızın da adını koz ederek Mahzuni adı ile kendilerine gelir sağlamaktaymış. Sevgili halkımı bu konuda uyarmak isterim. Çünkü, Alevi Bektaşi kuruluşlarının hemen tümü en azından nezaketten biz ailesine danışarak gece düzenlemek istediklerini bildirirler ve bunlar kesinlikle ve kesinlikle halka açık ücretsiz olmak koşulu ile yapılmaktadır. Zira ücretli olacak konserler zaten önceden belirlenir ve bu maddi bir konu olduğu için aileyi bağlamaktadır aynı zamanda. Ama diğer türlü sadece şahısların ceplerine faydalı olmaktadır.

İstanbul ve Ankara’da başlatmış olduğumuz Aşık Mahzuni Şerif Kültür Derneği çalışmaları hız kazanmış ve yakın zamanda sonuca gidilecektir. Zaman içinde düzenlemeler ile bu kültür derneği büyüyecek ve Mahzuni misyonunun bizlerden sonra gelecek olan nesillere aktarılmak üzere en iyi şekilde yaşatılması amaçlanacaktır. Derneğin kuruluşunda itibaren oluşturacağımız Mahzuni Şerif Kültür arşivine katkılarınız bekliyoruz.

Taa en başında da belirttiğim gibi ben, Ali Mahzuni; Aşık Mahzuni Şerif’in hem yol hem de bel evladı olarak, onun sürmüş olduğu bu yolda, ne bir veilaht ne de ikinci bir Mahzuni olmak gibi fanatik çıkarlar besyenlerden değilim. Ben onun bir sevdalısı, bir hizmetkarı ve ona tanrı gibi tapan aşığı olarak ömrüm vefa ettiğince onun bıraktıklarını, siz canlarıma en iyi şekli ile sunmak ve birgün içimizden mutlaka çıkacağına inandığım bir Mahzuni’ye zemin hazırlamak yine ömrüm vefa ederse de gelecek olan bu Mahzuni’nin takipcisi olmayı dilemekteyim yüce pirden.

Sizlere ancak bu pencereden ulaşabiliyorum ve derdimi siz canlarla paylaşmaktanda oldukça mutlu oluyorum. Bu sebeple sevgili Hatice Eldenize’de ayrıca şükranlarımı sunuyorum sizlerle beni buluşturduğu için. Baba Mahzuni’nin hakka yürüyüşünden bu yana ilk defa sizlere içimi döküyorum. Yoksa yazılacak neler neler var ancak önce içimdekileri bilesiniz istedim sonra yine tellere vurmaya devam edeceğim. Pirimi bedenen yitirdiğim günden bu yana dost bildiklerim pupa yelken geldiler üstümüze, yalanlar iftiralar kırıla gitti, ardımdan karalama dolu sözler ve söylediğimi iddia ettikleri asılsız yalanlar. Mahzuni Şerif’i kimseye yem ettirmememizin faturası bu ise ben bunları tek başıma ödemekteyim. Sıkıntılarımı yüce mevla biliyor ancak Mahzuni Babanın himmeti ile bunları da aşacağıma inanıyor ve diyorum ki.

„Sen seni bil kem belasını bulur“ Tüm Canların önünde saygı ile eğiliyorum ve 17 mayıs 2003 te Hacı Bektaşa bekliyorum.

alimahzuni@mynet.com

 


Ali Mahzuni Ve Eşi / Düğün Merasimi


 


Ali Mahzuni Özel Hayatında / Dostları İle


 

 

geri
mahzuni ailesi
ileri

 

yukari

© [ tasarım: yüksel gürel / tasarim@mahzuniserif.com ]

Free JavaScripts provided
by The JavaScript Source